DÜNYA'MIZIN ŞEKLİ NEYE BENZER?

   Etrafımıza baktığımızda Dünya’nın düz olarak göründüğünü fark ederiz. Denizler, dağlar, tepeler, göller, ormanlar sanki düz bir zemine oturmuş gibi görünür. Çıplak gözle çevremize baktığımızda görebildiğimiz yerler Dünya’nın küçük bir kısmıdır. Dünya’mız çok büyük bir gezegendir. Bu nedenle Dünya’nın yüzeyi bize düz görünür. Uzaydan çekilen fotoğraflara baktığımızda Dünya’mız alt ve üstten basık, ortası hafif şişkin bir durumdadır. Gerçek Dünya’nın şekli yuvarlaktır.

İnsanlar eski çağlardan beri Dünya’nın şeklini merak etmiş, bununla ilgili birçok görüş ileri sürmüşlerdir. Bu görüşlerde bazen algılarına dayalı yorumlar yapmışlardır. Sadece gözle yapılan ve algılara dayanan gözlemler insanları yanıltabilir. Eskiden teknoloji bu kadar gelişmediği için insanlar Dünya’nın yuvarlak olduğunu bilmiyorlardı. Çok eski Mısır, Çin ve Hint toplumlarında Dünya’nın düz ve hareketsiz olduğuna inanılırdı. Düz bir tepsi, kare ya da öküzün boynuzları üzerinde duran bir nesne olarak biliyorlardı. Hatta bazı denizciler gemilerle denizlere açıldıklarında kenarlarından boşluğa düşeceklerine inanırlardı.  Bazı bilim insanları Dünya’nın yuvarlak olduğunu ve güneş etrafında döndüğünü söylese de insanlar, eğer yuvarlaksa aşağı kısımda kalanlar neden düşmüyorlar gibi sözler söylüyorlar, hatta bu bilim insanlarını yargılıyorlardı. Değişik inanışlara rağmen eskiden beri bazı bilim insanları Dünya’nın şekliyle ilgili gerçekçi görüşler ileri sürmüş ve doğru bilgiler vermiştir. Pisagor, MÖ 590 lı yıllarda Dünyanın güneş etrafında döndüğünü ve Dünya’nın yuvarlak olduğunu ileri süren ilk kişiydi. Ancak Pisagor’un bu dediğine bilimle uğraşan kişilerin dışında inanan olmamıştı. Pisagor’dan İki Yüzyıl Sonra Aristo, gözlemleri sonunda Dünya’nın yuvarlak olduğunu kanıtladı. Biruni 972-1050 yılları arasında Dünyanın küresel bir yapısı olduğunu ve yer çekiminin varlığını ortaya koydu. Birûni, Orta Asyalı bir Türk bilim insanıdır. (Tam adı Ebu Reyhan Muhammed bin Ahmed el-Birûnî). Astronomi ile ilgili yetmiş tane eseri olan Birûni, bu eserlerinden bazılarında Dünya ile ilgili bazı sayısal değerler vermiştir.  Birûni’nin hesapladığı değerler, bugün modern bilimin bulduğu sonuçlarla hemen hemen aynıdır. Macellan Dünya’nın çevresini dolaşan ilk denizcidir. Maceraperest bir denizci olan Kristof Kolomb Dünya’nın yuvarlak olduğunu kitaplardan okumuştu.1492 yılında 3 küçük gemi ile birlikte yola çıktı. Devamlı batıya doğru gitti. Hindistan’a ulaştığını zannetti ama gittiği yer Amerika kıtasıydı. Eğer dünya yuvarlaksa yönünü değiştirmeden başladığı yere tekrar geleceğini biliyordu. Ama bunu başaramadan öldü. Ancak gemilerinde bir tanesi yola devam etti. Böylece Dünya’da tam tur atılmış oldu. Dünya’nın yuvarlak bir yapıda olmasından dolayı Dünya’nın herhangi bir yerinden hareket eden bir araç hep aynı yöne gittiğinde harekete başladığı yere geri döner. Örneğin İstanbul’dan hareket eden bir uçak hep doğuya gitse İstanbul’a geri döner. Bazı gözlemler yaparak Dünya’nın yuvarlak olduğunu bizde gözlemleyebiliriz. Deniz kenarında ya da düz bir ovada ileriye doğru bakalım. Daha ilerisini göremediğimiz düz bir çizgi olduğunu fark ederiz. Bu çizgi deniz ya da ovayla gökyüzünü birbirinden ayırıyor gibidir. Denizle gökyüzünü birbirinden ayıran bu çizgiye ufuk çizgisi denir. Denizden sahile doğru yaklaşan bir geminin görüntüsünü izlediğimizde; gemi ufuk çizgisinde belirdiğinde geminin önce direklerinin üst kısımlarını görürüz. Gemi yaklaştıkça geminin daha alt bölümleri, en sonra da tamamını görürüz.  Güneş doğarken ya da batarken yavaş yavaş doğar ve batar. Eğer dünya düz olsaydı, birden bire doğar ve batardı. Bu olaylar, Dünya’nın yuvarlak olduğunun bir göstergesidir. Günümüzde ilerleyen teknoloji sayesinde Dünya’nın şekli, uzaydan çekilen fotoğraflarla net olarak bilinmektedir. Uzaydan çekilmiş fotoğraflar incelendiğinde Dünyanın aslında tam bir küre olmadığı alttan ve üstten hafif basık olduğu görülmüştür.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !